Wednesday, 3 August 2011

Şey



"Somutlara güvenimiz yok hiç, onlar kalmaz, yok.Herkesler,her şeylerini çok şeylere harcıyorlar,tutsak kılıyor bu şeyler onları,hep onlara çarpıyorlar yaşantılarında.

Ama bak, gerçek tutsaklar biziz, soyuttan gelir bizimki, savaşılmaz.

En değerli somutlarımı yoktan satarım da kurtulamam ötekilerden, bilirsin.

Bırakıp bırakıp ırak kentlere bile gidemeyiz, bu uğraş ister.

Bak, bizi ağaçlandırmak güçtür - ya bozkır."*

*"Ne güzel suçluyuz biz hepimiz", Sevgi SOYSAL, Tutkulu Perçem-Bütün Eserleri (Sekiz), İletişim Yayınları

***

Şeylerimiz. Şu anda, bana, yalnız bana ait bir evim yok. Şeylerim asılı kaldı havada ama yalnızca "somutlarım", asılı kalan. "Soyutlarım" daha da bir elle tutulur şimdi. Benliğimin etrafını siyah kontürlerle çevrelercesine bendeler. Ben onlarım.

Yalnız sözcükler, yoksunluk duyuran. Nefessiz kaldığımda evimin gözlerine uzanıp ulaşıverdiğim, göğsüme bastırdığım sözcükler. Şimdilik karton kutulara hapis.

Bedenimin görünmez cepleri olsa...tüm sözcükleri atıp her yere götürebileceğim, ağır olur mu ? Somutta kağıt ve sözcükler değil mi bir valizi en ağır yapan ? Yüreğe çökenlerle ruhu hafifletenler birbirini dengeler mi yoksa...Peki, kağıdın ağırlığını belirler mi üzerindeki sözcüklerin ne anlattığı ?

En değerli "şey"iniz nedir ?

2 comments:

  1. Ne güzel söz: "evimin gözlerine uzanıp ulaşıverdiğim". Sözcüklerin seninle gelecek, yanlarına yeni sözcükler eklenecek, çoğalacaklar, çoğalacaksın. Gözün kulağın açık olacak, sözcüklerin bazen konuşacak, bazen susacak, bazen karşısındakini dinleyecek, bazen yalın halleriyle bazen süslenerek boy gösterecekler; burda var olduğundan bir o kadar daha belirgin var olacaksın orda, uzakta. Sözcüklerin bize ulaşacak, biz de var olduğumuza sevineceğiz. Yolun açık olsun arkadaşım... Şimdi cevap vermek gerekirse, en değerli şey'im: varlığım. Şu anda ve şu yerde iyi ki varım.

    ReplyDelete
  2. Feylesofik bir cevaptan ötesi var mı :)
    Sağol, güneş yüzlü, güleç arkadaşım, o yollarda hep beraber olalım...

    ReplyDelete