Tuesday, 30 August 2011

Aşık ile maşuk

Kulenin etrafını tavaf ediyoruz. 360 derecenin her birinde sanki yeni bir ayrıntı keşfetmiş ya da kaçırmış da yakalamak ister gibi yeniden yeniden dönüyoruz kıyılarını, oyumlarını. Yanıbaşında küçülsem, ufacık kalsam da bu kadar hayran olduğum ve heybetinden rahatsızlık duymadığım bir yapı daha yok. Diyorum ki, şu kuledibi martıları gibi her gün dört dönsem, ibadet etsem bu kule için, başka da bir iş yapmasam, ama kendimi yekahenk versem ibadetime; bir derviş olsam ya da bir Budist rahip gibi yemimi, yemeğimi önüme koysa birileri, ben sadece dönüşüme odaklansam, başka da hiçbir şeye… İstediğim zaman uçup gidebileceğimi bilsem, kaçış bir an bile aklımı çelmese, sadece ihtimali cazip gelse. Böylesi bir devinimli dinginlik istediğim. Ya da isterseniz aylaklık deyin; böylesi bir maşukluk dilediğim.

6 comments:

  1. O kule çok can yakmış, belli...pek çok canı aşık etmiş kendine, altındaki çay bahçesine, festivallerine, kuyruğundan inilen yokuşuna...ki dünyanın öbür ucunda bile hasretini duyar insan.

    Çok ama çok uzaklarda olmayan bir gün, kulenin dibinde, maşuklar olaraktan elma çaylarımızı karşılıklı yudumlamak dileğiyle.

    ReplyDelete
  2. sen ara verip geleceğin günü söyle yeter ki. öpüyorum kocaman.

    ReplyDelete
  3. Sevil, yazdıkalrını okurken gözümün önüne karanlıkta bir pervanenin etrafında dönen ateş böcekleri geldi bi de Mevleviler... eline sağlık

    ReplyDelete
  4. Ateş böcekleri aklıma gelmemişti ama bir gün şu Galata Mevlevihanesi'ne toplanıp gitsek ne iyi olur. En son gittiğimde hala kapalıydı.

    ReplyDelete
  5. şimdi tekrar okuyunca gördüm ki kelime oyunları yüzünden aşıkla maşuk'un anlamı karışmış. maşuk "aşık olunan, sevilen" demek olduğuna göre, biz hem aşıklar hem de maşuklar olarak kule dibindeki yerlerimizi alalım günün birinde :)

    ReplyDelete
    Replies
    1. yeni bir şey daha öğrendim: Osmanlı Türkçesi sözlüğüne göre maşûk, erkek sevgili; maşuka kadın sevgili anlamındaymış.

      Delete