Wednesday, 6 July 2011

Romanesk üçleme (2)

Kız kaçtı, oğlan kovaladı. Kızın düzgün aralıklarla inip çıkan nefesi ormanın tüm kuşlarını, börtü böceğini bastırıyordu. Bir adımdan diğerine koşarken bacakları ayrılacak gibiydi. Oğlansa sakindi; avını en beklemediği anda kıstıran avcı misali emin adımlarla koşuyor ama acele etmiyordu. Av yoruldu, taşlara takıldı düştü, dizleri kanadı; avcı yanaşıp onu yerden kaldırdı, kanını sildi, uzaklaştı. Av koşmaya devam etti; soluğu kesilecek gibiydi. Saçları ağaç dallarına takıldı kaldı; avcı yetişti, kurtardı avı kendi kurmadığı tuzağından. Av kaçmaya devam etti; avcı kovalamaya; ama hep aradaki mesafeyi koruyarak. Bir su kenarına vardı kız; ileri baktı, geri baktı, suya baktı. Çaresiz bir ceylandı. Avcı onu uzaktan izlerken kız birden toprağa karıştı, bir ağaca dönüştü. Avcı ağacın sudaki aksini gördü, içine pişmanlık düştü. Kovalamaca bitmiş, avcının sebebi gitmişti. Yanaştı usulca ağaca ve sımsıkı sarıldı kollarıyla. Dünya üzerinde kazanan ve kaybedenin yok olduğu andı...

5 comments:

  1. Avcı yakaladığında kızı, sebebi biter de avcı olmaktan çıkar mı? Avcı ne ister ?

    bir de,

    "Yani Tahiri Zühre sevmeseydi artık
    yahut hiç sevmeseydi
    Tahir ne kayberderdi Tahirliğinden ?

    anlamadığım bir zalimlik var bu işte...

    ReplyDelete
  2. kaçan kovalanır hoca, boşuna dimemişler :P

    Sevil, çok hoş yazıyosun bu arada. Eline, diline sağlık. İşte böyle bir şey bu, "iletişimin sınırı yok şu alemde" diyoruz, ama derdimizi iletip iletmemek de bize kalmış. Çok memnunum yani gidişattan, haberiniz ola :)

    ReplyDelete
  3. Erkekliğin onda dokuzu kaçmak, geri kalan onda biri de önce kovalayıp sonra kaçmak...

    he he he :D

    ReplyDelete
  4. Zalimlik yok bu işte ebrum; avcının tutkusuna ne diyeceksin? Tek bir avın peşinde onu incitmeye, korkutmaya kıyamayarak koşmak... Kız daha başka hangi güzel sebepten toğrağa karışabilirdi ki; belki sonu böyle olsun istemiştir hep.

    ReplyDelete
  5. Kim bilir,belki de...

    "Yanaştı usulca ağaca ve sımsıkı sarıldı kollarıyla."

    ReplyDelete