Saturday, 23 July 2011

Eski sızıya merhem





Onmayan yaranın sızısı duyulmaz olur zamanla. Göğsüne sıkı bir yumruk atsalar tahtaya vuracak gibidir. Yelkovan akrebi kovaladıkça künt bir boşluk alır yerini... Alır da, neden kanar her dokunduğunda ?

Yaz ki dinsin. Yaz ki akıp gitsin usulca. Yaz öylece.


Yüzüm kızarmış
aşık bir kadının sayıklamaları
dökülüyor dudaklarımdan:
"kırmızı bir tatlı su balığı
küçük kulaçlarını okşuyor akıntı
yüreğinin izleğinde
tüm solukların evrensel atlası..."

***

Damarlarına sızmak istiyorum
kanınla akmak, kıvrılmak.
Kabuk değiştiren bir yılanım
hiç sezmediği
görkemli renklere ilk defa kavuşan.

***
Volkanım,
dansetmek ateşinde
en küçük kıvılcımıyla yanmak ellerinin,
yükselmek bir bulutun eteğine
ve asılı kalmak ilk çığlığıyla varlığımın,
sende sönmek
saklayarak bir sonraki şarkıya lavlarını.

***

"Gelecek kısırsa, belki geçmiş hamile kalıyordur."
Aida'dan Xavier'e *



* A'dan X'e - John Berger Tarafından Kurtarılmış Mektuplar, John Berger Metis Yayıncılık






1 comment:

  1. "el çek tabip el çek, sinem üstünden
    sen benim derdimi bilebilmezsin
    yarem yürektendir, yoktur ilacı
    sen benim yaremi sarabilmezsin"

    ReplyDelete