Friday, 1 July 2011

Öz-gürlük


Saçmalarsın bir güzel. Kendine saçmalama hakkı tanıyarak işe başlarsın...
"Kestim kara saçlarımı..." saçlarını kestirirsin, herşey kurtulmak için yüklerden...güzel yazan, yazarken güzel hissettiren bir kalem alırsın...ve dergiler ve yeni kitaplar.Herşey, insanı anlamak için.
Tutkuyu anlamak, kıskançlığı, yarım kalmışlığı, maskeleri, utancı, kibri anlamak, özlemi...lanet özlemi bazen...
İşte bu. Büyümek varsa, bu. Bu kocaman, derinlere gömülesi, kaçılası farkındalıkla yüz yüze ve işte hala, hep, nefes almada. Sen istemesen de sürmede yaşam.
Nefes alırken duyduğun bu sessizlik. O işte. Yaşam. Değil büyük, bambaşka değil, sıradan, kusurlu, belli belirsiz.
Ama o.
Dinginlik ? onu, öylece kabul etmek.
Huzur ? kaçmamak, hepsi bu.
Değil yepyeni, dışarıdan gelen değil, bekleyip durduğun değil. Durmak da değil, isyanın kendisi değil.
İşte orda, hep, ordaydı.
Aç gözlerini.

2 comments: