Wednesday, 6 July 2011

Aksaray'a gider iken, aldı da bir pompoko*

Bunu bu Nisanın sonunda yazmıştım,
ama pek yaymamıştım.
Burada dursun olmazsa.

Giderken yol üstünde pederin aklına uyup, yeni açılmış bir lokantanın tuvaletini kullanalım dedik. Benzinliğe gir, süpermarkete gir, bi yer bul yani. Belli ki yeni açılışı olmuş bir lokantaya, sırf tuvalet için niye girersin?!

Fırıncı kalfa, gülümseyerek "Buyurun efendim hoş geldiniz" dedi. Mekanın sahibi kollarını açarak "Buyurun, hoşgeldiniz. Mekanıma şerefler verdiniz!" dedi. Peder, "tuvalet ne tarafta?" diye sordu, sanki markette reyon sorar gibi. Arkasından ben utanarak, "tuvaletinizi kullanabilir miyiz?" diye sordum. E yani, bizi böyle karşılayan adama, "Hoş bulduuuk. Mekanınız da çok güzelmiş, hayırlı olsun. Ama fazla durmayacağız, içine sıçıp gideceğiz" mi deseydim.

Ağız-yüz bile etmeden gösterdiler, çıkışta da güle güle ve hayırlı yolculuk ettiler. Hayatımda bir umumi tuvaleti hiç bu kadar parlatasıya temizlediğimi hatırlamıyorum.

* O esnalarda Ankara İşçi Filmleri'nde kaçırmıştım, bi izleyesim var ama hayırlısı... bakalım, ne zamana: http://www.imdb.com/title/tt0110008/

4 comments:

  1. çok iyiymiş, muamaleye bak. ben de çok yakında business class uçuş maceramla muamele çeşitlemesine katkıda bulunacağım :)

    ReplyDelete
  2. filmi de merak ettirdin!

    ReplyDelete
  3. ben, itiraf ediyorum saf saf düşündüm bir süre..iyi de pompoko ne alaka şimdi bu yazıyla diye !!

    :D :D

    ReplyDelete
  4. hep senin fazla iyi niyetinden oluyo bunlar :) az fesat düşün.

    ReplyDelete